
16 Nisan 2025 tarihinde SALT Beyoğlu’nda araştırma ve arşiv sergimiz açıldı: İhtimam ile Şiddet Arasında: İstanbul’un Köpekleri
Kentler, Hayvanlar, Bir Arada Yaşam programının 4. Bölümünde Mine Yıldırım, SALT Beyoğlu’nda ziyaretçiyle buluşan, arşiv çalışmalarından ve doktora tez araştırmasından beslenen arşiv sergisi İhtimam ile Şiddet Arasında: İstanbul’un Köpekleri’ni anlatıyor.
Yıldırım, Joanna Zielińska küratörlüğünü üstlendiği Hayvanların Yaşamı sergisinin bir parçası olarak yer alacak arşiv sergisini, sokak hayvanlarının tarihinin izinde, bugünü ve geleceğini korumak için çalışan biricik kolektifimiz Dört Ayaklı Şehir ile birlikte hazırladı.
İhtimam ile Şiddet Arasında: İstanbul’un Köpekleri 1910 yılından günümüze köpeksizleştirme siyasetini dört kurucu bölümde ele alıyor ve her bir bölümde, İstanbul’da köpeklerin şiddet ile ihtimam arasında sıkışan o biricik, yaralanabilir ama direngen bedenlerini kuşatan söylemlerin, duygu rejiminin, değişen mekânsal politikaların, idari ve hukuki süreçlerin izini sürüyor. Köpeklerin yaşamlarını kuşatan ihtimam halesinin kırıldığı Hayırsızada sürgünlerinin ardından, onlara yönelik şiddetin değişen biçimlerini, pratiklerini, mekânlarını, süreçleri ve duygu rejiminin dinamiklerini ortaya koyuyor. Köpeksizleştirme siyasetinin seyrini değiştiren uğrakları kapsayan “bölümler”, birbirinden kesin uğraklarla ayrılmış bir zaman akışına, çizgisel ve ilerlemeci bir anlatı ve “dönemselleştirmeye” sığmayacak kadar çok boyutlu, karmaşık, yorumlamaya açık, en önemlisi de, şiddet ile ihtimam arasındaki diyalektik olmayan kurucu çatışmaları kapsayan süreçleri anlatıyor. Birbiri içine geçen, birbirini şekillendiren dinamiklerle seyreden, şimdi ve buradanın süreklilik, kopuşlar ve geri dönüşlerle örülü tarihselliğini ortaya koyuyor. Sokak köpeklerine yönelik şiddetin harekete geçirdiği duygusal yoğunlukların izini sürerek, etkilediği anlam ve eylem biçimlerine tepki olarak ihtimam tahayyüllerinin nasıl dönüştüğünü takip ediyor. Köpeklere yönelik şiddetin değişen icrasını şekillendiren ve ona karşıt bir güç olarak gelişen ihtimam anlayışının seyrinin, köpeklerin insanlarla ilişkilerinin, yaşamlarının ve ölümlerinin nasıl, nerede ve hangi koşullarda şekillendiğine dair hak ve adalet anlayışının, hayvan refahı ve hayvan hakları politikalarının değişimini bir araya getiren çift yönlü bir anlatı kuruyor.