Eleştirel Hayvan Çalışmaları Araştırma Programı

Eleştirel Hayvan Çalışmaları
Araştırma Programı

Program Yürütücüsü
Mine Yıldırım

Eleştirel Hayvan Çalışmaları programı, insan–hayvan ilişkilerini yalnızca soyut etik sorularına indirgemez; bu ilişkileri, güç düzeneklerinin işlediği, türlerarası adaletin tartışmaya açıldığı somut bir siyasal zemin olarak ele alır. Burada insan, kendisini merkeze yerleştirmiş bir varlık olarak değil, başka yaşamlarla örülü bir dünyada konum alan, onları yaralayan ya da mümkün kılan aygıtların içine gömülü bir fail olarak düşünülür. Program, hayvanları kaynaklaştıran, onları kent mekânının görünmez altkatmanlarına süren, yaşamlarını yönetilebilir bir “nüfus” meselesine indirgeyen ekonomik ve yönetsel rejimleri çözümlemeye girişir. Bu çözümleme, yalnızca baskıyı teşhir etmez; aynı zamanda o baskının nasıl doğal, kaçınılmaz ve rasyonelmiş gibi sunulduğunu da gösterir.

Bu yaklaşım, insan dışı hayvanları soyut kategorilerin temsilcileri olarak değil, karşılık veren, ilişkiler kuran, kentte iz bırakan, kimi zaman hafıza taşıyan özneler olarak kavrar. Türcülük, bireysel bir önyargı değil; iş akışlarına, belediye protokollerine, piyasa mantığına ve gündelik alışkanlıklara yerleşmiş bir tahakküm düzeni olarak analiz edilir. Baskının yalnızca bir eksende işlemediğini, aksine dışlama, gözetim, kırılganlık üretimi, “yaşatmanın” ve “ölüme terk etmenin” idaresi gibi çok katmanlı pratiklerle dolaşıma girdiğini ortaya koyar. Toplumsal eşitsizlikleri açıklarken sıklıkla başvurulan sömürü, marjinalleştirme, güçsüzleştirme ve kültürel silikleştirme gibi yönelimler, burada hem insanlar hem de insan-dışı hayvanlar üzerinde işleyen daha geniş bir adaletsizlik evrenini anlamaya yardımcı olur.

Programın kuramsal omurgası, bakım ile şiddetin aynı anda işlediği ilişkisel alanlara, iktidarın gündelik mikro-dokulara nasıl sızdığına ve yaşamı yönetme tekniklerinin kimleri görünür, kimleri yok sayılır kıldığına dikkat kesilir. Feminist, ekofeminist ve kesişimsel düşünme biçimleri bu omurgayı güçlendirir; zira hayvanların maruz kaldığı şiddetin, emek sömürüsü, cinsiyetlendirilmiş bakım rejimleri, ekolojik yıkım ve toplumsal dışlanma ile iç içe örüldüğünü açıkça gösterir. Böylece program, yalnızca bir araştırma alanı değil, aynı zamanda başka türlü bir birlikte yaşama tahayyülünün kolektif biçimde inşasına davet açar.

Arşiv Araştırması ve Hayvan Arşivleri

Programın ayırt edici bileşenlerinden biri, arşiv araştırması ve “hayvan arşivleri”nin oluşturulmasıdır.

Resmî ve gayriresmî kayıtlar; belediye tutanakları, veterinerlik ve barınak belgeleri, mevzuat, basın arşivleri, fotoğraf ve haritalar, kişisel arşivler, saha notları, ses kayıtları ve görsel-işitsel materyaller bir araya getirilerek, hayvanların tarihsel ve mekânsal deneyimleri izlenebilir kılınır.

Bu doğrultuda program:

  • İnsan merkezli arşiv mantığının görünmez kıldığı hayvan deneyimlerini ortaya çıkarmayı,
  • “Hayvan arşivleri” ve karşı-arşivler kurarak şiddet, bakım, ihmal ve direniş kayıtlarını belgeleme yollarını geliştirmeyi,
  • Arşivcilik, hafıza siyaseti ve türlerarası adalet arasında yeni kavşaklar açmayı

amaçlar.

Kent Hayvanları ve Çoktürlü Kentsel Alan

Program belirgin bir kent hayvanı odağı taşır. Özellikle sokak köpekleri, kediler, mandalar ve diğer liminal/kentsel türler üzerinden:

  • Kentsel dönüşüm ve mekânsal yeniden düzenlemeler,
  • Afet rejimleri, barınak politikaları ve toplu itlaf/bakım rejimleri,
  • Güvenlik, hijyen, risk ve “tehlike” söylemleri,
  • Gündelik bakım pratikleri, gönüllü ağları ve topluluk temelli ilişkiler

eleştirel biçimde incelenir. Kent, yalnızca insanlar için tasarlanmış bir mekân değil, çoktürlü bir habitat, müzakere ve çatışma alanı olarak kavranır.

Bu çerçevede program, eleştirel hayvan çalışmaları ile kentsel çalışmalar, hukuk, siyaset bilimi, çevre ve afet çalışmaları, görsel-kültürel analiz ve medya çalışmaları arasında disiplinlerarası ve aşan-disiplinli bir hat kurar.

Müdahil ve Dönüştürücü Bir Teorik ve Pratik Çerçeve

Program, yalnızca kavramsal tartışma yürütmekle yetinmeyip, hayvanların maddi yaşam koşullarını dönüştürmeye dönük bilgi ve pratikler üretmeyi hedefler.

Bu nedenle:

  • Veganlık ve türlerarası bakım etiği, kişisel bir “yaşam tarzı seçimi” olarak değil, adalet talebi ve siyasal bir jest olarak konumlandırılır.
  • Hukuki mücadeleler, taban örgütlenmeleri, kampanyalar, sokak çalışmaları, sergiler, radyo/podcast projeleri ve dijital anlatılar programın temel araçları arasında yer alır.
  • Akademik üretim ile aktivist pratikler ve kamusal söz, birbirini besleyen ve dönüştüren alanlar olarak düşünülür.

Kimler İçin?

Mine Yıldırım’ın Eleştirel Hayvan Çalışmaları programı;

  • Kent ve hayvan ilişkilerini eleştirel bir çerçevede düşünmek isteyen,
  • Türlerarası adalet, arşiv ve hafıza siyaseti, kentsel şiddet ve bakım rejimleri üzerine çalışan,
  • Arşivcilik, saha araştırması, görsel-işitsel anlatı ve kamusal etkinlikler üzerinden üretim yapmak isteyen araştırmacılar, öğrenciler, sanatçılar, hukukçular, aktivistler ve meraklılar için teorik olduğu kadar pratik imkânlar da sunan bir zemin oluşturur.

Bu program, hayvanları tarihin ve kentin kenarındaki figürler olmaktan çıkararak, hak, hafıza ve gelecek tartışmalarının merkezine yerleştiren bir çerçeve geliştirmeyi amaçlar.

Dört Ayaklı Şehir: Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği

E-posta: info@dortayaklisehir.org
Adres: Bozkurt Mah. Seymen Sk.
No:48/B - Şişli, İstanbul/Türkiye