
Mine Yıldırım’la Kentler, Hayvanlar, Bir Arada Yaşam bu bölümde, Türkiye’de sokak hayvanlarının tarihini kökten değiştiren 1910 Hayırsızada Vâkâsı’nı ele alıyor. 20. Yüzyıl başında, Osmanlı İmparatorluğunun çözülme ve Cumhuriyet’e geçiş sürecinde modernleşme ve Batılılaşma adına alınan radikal kararlar, İstanbul’un sokak köpekleri için büyük bir felaketin kapısını araladı. 80 binden fazla köpek, şehirden toplatılarak Sivriada’ya sürgün edildi ve kaderlerine terk edildi.
Bu olay, sadece İstanbul’un kent dokusunu değil, devletin hayvanlarla kurduğu ilişkiyi, şehirdeki kamusal alan yönetimini ve toplumsal algıyı da derinden etkiledi. Sokakta yaşayan hayvanların mekânsal aidiyetinin kırıldığı, onların artık “tehlikeli” sınıflar içinde görülmeye başlandığı bu sürecin izleri günümüze kadar uzanıyor. Sokak hayvanları, kent düzeni ve toplumsal dönüşüm ekseninde şekillenen bu kritik dönüm noktasını anlamak için bizi dinleyin!
Yayında bahsi geçen eserler: